hold” in Turkish

tutmakdüzenlemek (toplantı vb.)sürdürmek

Definition

Bir şeyi el ya da kolla tutmak, taşımak ya da desteklemek; ayrıca bir şeyi belirli bir konumda veya durumda devam ettirmek anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Hold on' beklemek anlamında kullanılır; 'hold up' geciktirmek veya soyguna uğramak olabilir; 'hold a meeting' toplantı düzenlemek demektir. Hem fiziksel hem de soyut kavramlar için kullanılır.

Examples

Hold on a second, I'll be right back.

Bir saniye **bekle**, hemen döneceğim.

Please hold my bag while I tie my shoes.

Ben ayakkabılarımı bağlarken çantamı **tutar mısın**?

Can you hold this cup for a moment?

Şu bardağı bir anlığına **tutar mısın**?

The meeting will be held at 10 AM.

Toplantı saat 10'da **düzenlenecek**.

She holds a grudge against him for what he did.

Yaptığı şey için ona karşı hâlâ **kin tutuyor**.

I can’t hold this secret any longer!

Bu sırrı daha fazla **saklayamıyorum**!