hefty” in Turkish

ağırbüyük

Definition

Fiziksel olarak ağır veya büyük olan şeyler ya da yüksek miktarları tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Resmi değildir, daha çok belirgin şekilde büyük ya da ağır şeyler veya yüksek miktarlar için kullanılır. Canlılar için kullanılmaz.

Examples

The box was too hefty for me to lift alone.

Kutu tek başıma kaldırmam için fazlasıyla **ağırdı**.

He paid a hefty fine for parking illegally.

O, yasa dışı park ettiği için **ağır** bir ceza ödedi.

The university charges a hefty fee for this course.

Üniversite bu kurs için **yüksek** bir ücret alıyor.

She handed me a hefty bag of groceries after shopping.

Alışverişten sonra bana **ağır** bir alışveriş çantası verdi.

Those new phones come with a hefty price tag.

Bu yeni telefonlar **yüksek** bir fiyat etiketine sahip.

He gave the door a hefty push to open it.

Kapıyı açmak için **kuvvetli** bir itiş yaptı.