heartbroken” in Turkish

yıkılmışkalbi kırık

Definition

Aşk acısı veya büyük bir kayıptan dolayı yaşanan derin üzüntü ve kırgınlık hissi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ayrılık, kayıp veya büyük hayal kırıklıklarında kullanılır; basit üzüntülerde tercih edilmez. 'Kalbi kırık', 'yıkılmış hissetmek' gibi ifadelerde geçer.

Examples

Tom is heartbroken because his girlfriend left him.

Tom'un kız arkadaşı onu terk etti, o yüzden Tom **kalbi kırık**.

I was heartbroken when I failed the exam.

Sınavı geçemeyince tamamen **yıkıldım**.

She felt heartbroken after her dog died.

Köpeği öldükten sonra tamamen **yıkılmıştı**.

You could see she was totally heartbroken, but she tried to smile.

Onun tamamen **yıkılmış** olduğunu görebiliyordun ama yine de gülümsemeye çalışıyordu.

After losing the job, he wandered the city, feeling heartbroken and lost.

İşini kaybettikten sonra şehirde dolaşıyor, **yıkılmış** ve kaybolmuş gibi hissediyordu.

I’ve never seen someone so heartbroken—he couldn't even speak.

Daha önce hiç kimseyi bu kadar **yıkılmış** görmemiştim—konuşacak hali yoktu.