hath” in Turkish

vardır (eski)sahipti (eski)

Definition

‘has’ kelimesinin çok eski, şiirsel veya arkaik bir biçimidir; eskiden 'he', 'she', 'it' için kullanılırdı. Şimdi yalnızca klasik edebiyat veya dini metinlerde görülür.

Usage Notes (Turkish)

Günümüzde konuşma ve yazıda asla kullanılmaz; yalnızca eski İngilizce metinlerde, İncil veya Shakespeare gibi eserlerde görülür.

Examples

It hath come to pass as foretold.

Önceden söylendiği gibi **gerçekleşti**.

Love hath no boundaries.

Aşkın **sınırı yoktur**.

Wisdom hath built her house.

Bilgelik kendi evini **inşa etmiştir**.

Fortune hath smiled upon them today.

Bugün talih onlara **gülümsedi**.

He hath no fear in his heart.

Onun kalbinde **hiçbir** korku **yoktur**.

She hath finished her work.

O, işini **bitirmiştir**.