harsh” in Turkish

sertacımasızkaba

Definition

Bir şey sert veya acımasızsa, çok güçlü, rahatsız edici veya katı olur. Eleştiri, hava durumu, ışık veya gerçekler için kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

'Sert eleştiri', 'sert hava', 'sert gerçek' gibi kalıplarla sık geçer. 'Hard'dan daha negatif ve rahatsız edici bir anlamı vardır.

Examples

The teacher was harsh with the noisy students.

Öğretmen yaramaz öğrencilere karşı **sert** davrandı.

Winter is harsh in that mountain town.

O dağ kasabasında kışlar çok **sert** geçiyor.

The bathroom light is too harsh.

Banyodaki ışık çok **sert**.

His email sounded a little harsh, but I don't think he meant to offend anyone.

Onun e-postası biraz **sert** gelmiş olabilir ama bence kimseyi kırmak istemedi.

That's a bit harsh — she was only trying to help.

Bu biraz **sert** — o sadece yardımcı olmaya çalışıyordu.

The movie shows the harsh reality of life after the war.

Film savaş sonrası yaşamın **acımasız** gerçekliğini gösteriyor.