“hardball” in Turkish
Definition
Özellikle iş veya siyasette son derece kararlı, agresif ve tavizsiz bir şekilde hareket etme biçimidir. Genellikle zorlu pazarlıklarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'play hardball' olarak kullanılır. Sayılamaz isimdir. Gayriresmî (özellikle Amerikan İngilizcesi) bir ifadedir. Kararlı ve tavizsiz bir tavrı vurgular.
Examples
He refused to play hardball with his friends.
Arkadaşlarına karşı **sert tavır** takınmayı reddetti.
The company decided to play hardball in the salary negotiations.
Şirket maaş görüşmelerinde **sert tavır** takınmaya karar verdi.
If you want results, sometimes you have to play hardball.
Sonuç istiyorsan bazen **sert oynamak** gerekir.
If they want to play hardball, we can play hardball right back.
Eğer onlar **sert oynamak** istiyorsa, biz de **sert oynayabiliriz**.
She has a reputation for playing hardball in contract talks.
Sözleşme görüşmelerinde **sert tavır** sergilemesiyle tanınır.
"Let's not go hardball just yet. There might be a better way," he said.
"Henüz **sert tavır** takınmayalım. Belki daha iyi bir yol vardır," dedi.