“hammer” in Turkish
Definition
Çekiç, sapı ve ağır bir başı olan bir alettir; özellikle çivi çakmak veya bir şeyi kırmak için kullanılır. Fiil olarak, çekiçle veya benzer bir güçle bir şeye defalarca sertçe vurmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle alet anlamında kullanılır. 'Çivi çakmak' veya 'bir şeyi çekiçle düz etmek' gibi kalıplarda geçer. Fiil olarak bazen mecazi anlamda ağır eleştiri için de kullanılır.
Examples
I need a hammer to hang this picture.
Bu resmi asmak için bir **çekiç**e ihtiyacım var.
He hit the nail with a hammer.
Çiviyi **çekiç**le çaktı.
Don't hammer the box open.
Kutuyu **çekiç**le açma.
The neighbors were hammering all morning, so I couldn't sleep.
Komşular bütün sabah **çekiçle çalıştı**, bu yüzden uyuyamadım.
The interviewer really hammered him on that mistake.
Röportajcı, o hatada onu gerçekten **sorguya çekti**.
We need to hammer out the details before Friday.
Cuma gününden önce detayları **netleştirmemiz** gerek.