guts” in Turkish

cesaretbağırsaklar (iç organlar)

Definition

Bu kelime zorluklar karşısında cesaret ve kararlılık anlamına gelir. Ayrıca insan veya hayvanın iç organlarını da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Resmiyetten uzak dilde cesaret için sıkça kullanılır ('have the guts...', 'it takes guts...' gibi). Organ anlamı daha çok tıp, yemek veya canlı betimlemelerde görülür. Tekil 'gut' ile karıştırmayın.

Examples

She had the guts to speak in front of the class.

Sınıfın önünde konuşacak **cesareti** vardı.

It takes guts to admit you were wrong.

Hatanı kabul etmek **cesaret** ister.

The fish was cleaned, and its guts were removed.

Balık temizlendi ve **bağırsakları** çıkarıldı.

I don't think he has the guts to quit his job.

İşini bırakacak **cesareti** olduğunu sanmıyorum.

You've got a lot of guts coming here after what happened.

Olanlardan sonra buraya gelmek gerçekten çok **cesaret** ister.

The movie was so violent I could barely watch the guts and blood.

Film o kadar şiddetliydi ki **bağırsaklar** ve kanı zar zor izleyebildim.