“guilty” in Turkish
Definition
Yanlış bir şey yaptığı için sorumlu hisseden veya hukuken suçlu bulunan kişiyi tanımlar. Hem hukuki hem de kişisel pişmanlık anlamında kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Hem hukuki ('mahkemede suçlu bulunmak') hem de kişisel his ('bir şey için suçluluk duymak') anlamlarında kullanılır. 'plead guilty', 'guilty conscience', 'feel guilty about' gibi ifadelerle sık geçer.
Examples
She feels guilty for lying to her friend.
Arkadaşına yalan söylediği için **suçluluk** duyuyor.
The jury found him guilty of theft.
Jüri onu hırsızlıktan **suçlu** buldu.
Don’t look so guilty—it was just an accident!
O kadar **suçlu** görünme—bu sadece bir kazaydı!
He pleaded guilty to all the charges in court.
Mahkemede tüm suçlamaları **kabul etti**.
I felt guilty after eating all the cookies.
Tüm kurabiyeleri yedikten sonra **suçluluk** hissettim.
If you feel guilty about something, maybe you should apologize.
Bir konuda **suçluluk** hissediyorsan belki özür dilemelisin.