“gruesome” in Turkish
Definition
Kan, şiddet veya ölüm gibi unsurlar içerdiği için aşırı derecede ürkütücü ve rahatsız edici olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'cinayet', 'kaza', 'detay' gibi şiddet ve ölümle ilgili sahneleri anlatmak için kullanılır. Günlük ve hafif olaylara uygun değildir, çok olumsuz anlam taşır.
Examples
The movie had several gruesome scenes.
Filmde birkaç **dehşet verici** sahne vardı.
They found the crime scene too gruesome to describe.
Suç mahallini tarif edilemeyecek kadar **dehşet verici** buldular.
The news reported a gruesome accident on the highway.
Haberlerde otoyolda **dehşet verici** bir kaza olduğu bildirildi.
His story was so gruesome that some people had to leave the room.
Onun hikayesi o kadar **dehşet vericiydi** ki bazıları odadan çıkmak zorunda kaldı.
I can't watch gruesome documentaries about serial killers.
Seri katillerle ilgili **dehşet verici** belgeselleri izleyemem.
That was the most gruesome story I’ve ever heard—it gave me chills.
Bu şimdiye kadar duyduğum en **dehşet verici** hikayeydi—tüylerim diken diken oldu.