“groans” in Turkish
Definition
İnsanların acı, yorgunluk, hayal kırıklığı veya rahatsızlık nedeniyle çıkardığı düşük seslerdir. Ayrıca kapı, zemin gibi nesnelerin çıkardığı derin ve ağır sesler de olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz tepkiyle kullanılır: 'a groan of pain', 'the crowd groaned'. Hem isim hem de fiil olarak kullanılır. 'Moan'dan farkı, 'groan' daha kısa ve kalın olması ve genellikle zorlanma, rahatsızlık ile ilgili olmasıdır.
Examples
I heard groans from the next room.
Yan odadan **inlemeler** duydum.
The old floor made groans at night.
Eski zemin geceleri **inleme** sesi çıkardı.
His bad joke got groans from the class.
Onun kötü şakası sınıftan **inlemeler** aldı.
When the teacher announced a surprise test, the room filled with groans.
Öğretmen sürpriz sınavı açıkladığında, oda **inlemelerle** doldu.
After the long hike, we dropped onto the couch with tired groans.
Uzun yürüyüşten sonra, yorgun **inlemelerle** kanepeye oturduk.
The audience's groans told him the joke wasn't working.
Seyircilerin **inlemeleri**, şakanın işe yaramadığını gösterdi.