“grieve” in Turkish
Definition
Birinin ölümü ya da büyük bir kayıp nedeniyle derin üzüntü hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
'Grieve' resmidir, genellikle ölüm sonrası yas tutmak için kullanılır ama büyük kayıplardan sonra da söylenir. Sık kullanım: 'grieve for/over someone'. 'Regret' (pişman olmak) ile karıştırmayın.
Examples
Many people grieve when they lose a loved one.
Birçok insan sevdiklerini kaybedince **yas tutar**.
It is natural to grieve after a big loss.
Büyük bir kayıptan sonra **yas tutmak** doğaldır.
She needed time to grieve before returning to work.
İşe dönmeden önce **yas tutmak** için zamana ihtiyacı vardı.
Everyone grieves differently and in their own time.
Herkes farklı şekilde ve kendi zamanında **yas tutar**.
He tried not to show how much he was grieving, but his friends could tell.
Ne kadar **yas tuttuğunu** göstermemeye çalıştı ama arkadaşları bunu anladı.
Some people find ways to celebrate life even as they grieve a loss.
Bazı insanlar bir kaybı **yas tutarken** bile yaşamı kutlamanın yollarını bulur.