gentry” in Turkish

küçük soylulartaşra soyluları

Definition

Soyluların hemen altında yer alan, genellikle arazi sahibi olan ve kırsal bölgelerde saygın bir konuma sahip eski bir sosyal sınıf.

Usage Notes (Turkish)

Bu terim günümüzde daha çok tarihi ya da edebi bağlamlarda geçer. 'Nobility' (soylular) ile karıştırılmamalıdır; sosyal sınıf olarak farklıdır.

Examples

The gentry owned most of the land in the village.

Köydeki arazilerin çoğu **küçük soylulara** aitti.

Many members of the gentry had large houses and servants.

**Küçük soyluların** birçok üyesinin büyük evleri ve hizmetçileri vardı.

He married into the local gentry.

Yerel **küçük soylulara** mensup biriyle evlendi.

The old manor belonged to the gentry for generations.

Eski malikâne nesiller boyu **küçük soyluların** mülküydü.

In classic novels, the gentry often hosts grand parties.

Klasik romanlarda **küçük soylular** genellikle ihtişamlı davetler verir.

She comes from the gentry, so people in town respect her family.

O, **küçük soylular**dan geliyor; bu yüzden kasabadaki herkes ailesine saygı duyuyor.