“gauge” in Turkish
Definition
Ölçer, bir şeyin miktarını, boyutunu ya da seviyesini ölçmek için kullanılan bir araçtır. Fiil olarak, eldeki kanıtlara göre bir şeyi değerlendirmek ya da tahmin etmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Gauge' ismi teknik bağlamlarda kullanılır: 'pressure gauge' (basınç ölçer), kalınlık için 'wire gauge' (tel çapı). Fiil olarak daha resmidir; ölçmek, değerlendirmek anlamlarına gelir. Yaygın ifadeler: 'fuel gauge', 'gauge reaction', 'gauge distance'. 'Tahmin etmek' ile birebir aynı değildir.
Examples
The car's fuel gauge is almost empty.
Arabanın yakıt **ölçer**i neredeyse boş.
You can use a ruler to gauge the length of the table.
Masanın uzunluğunu **ölçmek** için cetvel kullanabilirsin.
The mechanic checked the tire gauge.
Tamirci lastik **ölçer**ini kontrol etti.
It's hard to gauge his true feelings about the project.
Proje hakkındaki gerçek hislerini **değerlendirmek** zor.
Can you gauge how many people will show up to the meeting?
Toplantıya kaç kişi gelecek, **tahmin edebilir** misin?
He tried to gauge the distance before throwing the ball.
Topu atmadan önce mesafeyi **ölçmeye** çalıştı.