gasp” in Turkish

soluk soluğa kalmakşaşkınlıkla nefes almak

Definition

Şaşkınlık, korku ya da nefessiz kalınca aniden ve güçlü bir şekilde nefes almak.

Usage Notes (Turkish)

Korku ya da şaşkınlık hissiyle ani nefes alma veya nefessiz kalınca kullanılır. 'sigh' (iç çekmek) ve 'pant' (hızlı nefes almak) ile karıştırmayın.

Examples

She let out a loud gasp when she saw the spider.

O, örümceği görünce yüksek sesle **soluk soluğa kaldı**.

He came up from the water, trying to gasp for air.

O, sudan çıktıktan sonra **nefes almak için soluk soluğa kaldı**.

The news made everyone in the room gasp in surprise.

Haberi duyan odadaki herkes **şaşkınlıkla nefes aldı**.

I couldn't help but gasp when I saw the price tag.

Fiyat etiketini görünce istemeden **soluk soluğa kaldım**.

People in the audience gasped as the magician made the rabbit disappear.

Sihirbaz tavşanı kaybedince, izleyiciler **şaşkınlıkla nefes aldı**.

After running up the stairs, he was gasping for breath.

Merdivenleri çıkınca **nefes nefese kaldı**.