gaping” in Turkish

açıkkocaman (ağız ya da delik için)

Definition

Bir şeyin çok genişçe ve belirgin şekilde açık olması; genellikle delik, yarık veya ağzın sonuna kadar açık olduğu durumlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'gaping hole', 'gaping wound', 'gaping mouth' gibi tamlamalarla sıkça kullanılır ve büyük, dikkat çekici bir açıklığı vurgular. Küçük açıklıklar için uygun değildir. 'Gap' ile karıştırmayın.

Examples

There was a gaping hole in the wall.

Duvarda **kocaman** bir delik vardı.

He stared with his mouth gaping in surprise.

Şaşkınlıkla ağzı **açık** bir şekilde baktı.

We could see the gaping wound on his arm.

Kolunda **kocaman** bir yara görebildik.

The earthquake left gaping cracks in the road.

Deprem yolda **açık** çatlaklar bıraktı.

She noticed a gaping tear in her dress after the accident.

Kazadan sonra elbisesinde **kocaman** bir yırtık fark etti.

Don’t leave the door gaping all night—bugs will get in!

Kapıyı tüm gece **açık** bırakma, böcekler girer!