“frozen” in Turkish
Definition
Çok düşük sıcaklıkta sertleşip buz tutmuş veya korunmuş olan şeyleri tanımlar. Aynı zamanda kişi ya da bir uzvun aşırı soğuk, korku ya da şok nedeniyle hareket edememesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yiyecekler için ('donmuş pizza', 'donmuş bezelye') kullanılır. 'Frozen with fear' ifadesiyle aşırı korkudan hareket edememek anlatılır. Bilgisayarlar için 'ekran dondu' denir.
Examples
The lake is frozen in winter.
Göl kışın **donmuş** olur.
We bought frozen peas at the store.
Marketten **donmuş** bezelye aldık.
My hands were frozen after the walk.
Yürüyüşten sonra ellerim **donmuştu**.
I just stood there, frozen with fear.
Sadece orada durdum, korkudan **donup kaldım**.
Dinner's easy tonight—we're having frozen pizza.
Bu akşam yemek kolay—**donmuş** pizza yiyeceğiz.
My laptop is frozen again, so I can't send the file.
Bilgisayarım yine **dondu**, bu yüzden dosya gönderemiyorum.