frisk” in Turkish

üstünü aramak

Definition

Genellikle polis tarafından, birinin üzerini hızlıca silah, yasadışı madde veya çalıntı eşya var mı diye aramak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle polis, güvenlik gibi durumlarda kullanılır; fiziksel arama anlamındadır. 'To frisk someone' ifadesi birini üst aramasından geçirmek anlamındadır. 'Risk' ile karıştırmayın.

Examples

The police officer frisked the suspect for weapons.

Polis memuru, şüpheliyi silah açısından **üstünü aradı**.

Security guards sometimes frisk people at the entrance.

Güvenlik görevlileri bazen girişte insanları **üstünü arar**.

May I frisk your bag before you enter?

İçeri girmeden önce çantanızı **arama** yapabilir miyim?

They pulled him aside and gave him a quick frisk.

Onu kenara çekip hızlıca **üstünü aradılar**.

If you act nervous, security might decide to frisk you.

Eğer gergin davranırsanız, güvenlik sizi **üstünü aramaya** karar verebilir.

The children laughed as the puppy frisked around the garden.

Çocuklar, yavru köpek bahçede **neşeyle koştururken** güldüler.