fresh” in Turkish

tazeyeniferah

Definition

Yeni yapılmış, toplanmış veya üretilmiş, henüz bayatlamamış veya bozulmamış olan şeyleri tanımlar. Ayrıca yeni, temiz, ferah veya enerjik anlamında da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

En sık yiyeceklerle kullanılır: 'taze ekmek', 'taze meyve', 'taze süt'. Ayrıca 'temiz hava', 'yeni bir başlangıç', 'yeni fikirler' gibi deyimlerde geçer. İnsanlar için ise enerjik ya da bazen ukala anlamına gelebilir.

Examples

These tomatoes are fresh from the garden.

Bu domatesler bahçeden **taze** geldi.

I need some fresh water.

Biraz **taze** suya ihtiyacım var.

After a shower, I feel fresh again.

Duştan sonra kendimi tekrar **ferah** hissediyorum.

Let’s open the window and get some fresh air.

Pencereyi açıp biraz **taze** hava alalım.

We need some fresh ideas for the project.

Proje için bazı **yeni** fikirlere ihtiyacımız var.

I took a short walk so I could come back with a fresh mind.

Kısa bir yürüyüş yaptım, böylece **yenilenmiş** bir zihinle geri döndüm.