“framing” in Turkish
Definition
Bir şeyin nasıl sunulduğu veya yapılandırıldığı; resmi çerçeveye almak, bir fotoğrafta sınır belirlemek veya bilgileri, tartışmaları düzenlemek gibi.
Usage Notes (Turkish)
'Framing' sanatta (resmi çerçevelemek), fotoğrafçılıkta (kadraja almak) ve tartışma/medya içeriği sunumunda yaygındır. 'Framing a picture' günlük dilde sık kullanılır.
Examples
The lawyer discussed the framing of the case.
Avukat davanın **çerçevelenmesini** tartıştı.
The framing of the picture makes it look more beautiful.
Resmin **çerçevelemesi** onu daha güzel gösteriyor.
In photography, framing helps focus on the subject.
Fotoğrafçılıkta **kadrajlama** konuyu öne çıkarmaya yardımcı olur.
Good framing can turn an ordinary photo into a masterpiece.
İyi bir **çerçeveleme** sıradan bir fotoğrafı başyapıta dönüştürebilir.
Media framing influences how people feel about events.
Medya **çerçevelemesi** insanların olaylara bakışını etkiler.
She spent hours perfecting the framing of her speech to make it more persuasive.
Konuşmasının **yapılandırmasını** daha etkili kılmak için saatler harcadı.