foster” in Turkish

teşvik etmekkoruyucu aile olmak

Definition

Bir şeyin gelişmesine veya büyümesine yardımcı olmak. Ayrıca, bir çocuğa veya hayvana geçici olarak bakmak anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ve nötr bağlamlarda kullanılır: 'foster growth', 'foster trust', 'foster creativity'. Sosyal hizmetlerde 'foster' çocuk bakımı geçicidir, 'adopt' (evlat edinmek) ile karıştırmayın. 'foster parent' gibi sıfat olarak değil.

Examples

Good teachers foster curiosity in their students.

İyi öğretmenler öğrencilerinde merakı **teşvik eder**.

After their move, they chose to foster instead of adopting right away.

Taşındıktan sonra hemen evlat edinmek yerine **koruyucu aile olmayı** tercih ettiler.

Little changes like weekly check-ins can really foster teamwork.

Haftalık kontroller gibi küçük değişiklikler ekip çalışmasını gerçekten **teşvik edebilir**.

They decided to foster a small dog for a few weeks.

Birkaç hafta boyunca küçük bir köpeği **koruyucu aile olarak aldı**lar.

The program helps foster new skills at work.

Bu program işte yeni becerileri **teşvik etmeye** yardımcı olur.

We need a manager who can foster trust, not fear.

Bize korku değil, **güven** **teşvik eden** bir yönetici lazım.