foolishness” in Turkish

akılsızlıkaptallık (hafif)

Definition

Akıllı veya mantıklı olmama durumu ya da bunu gösteren bir davranış veya hareket.

Usage Notes (Turkish)

‘Akılsızlık’, ‘aptallık’a göre daha hafif iken, ‘çocuksuluk’tan daha ciddidir. Hayal kırıklığı ya da şaşkınlık tonunda kullanılır.

Examples

Spending all your money on one bet is pure foolishness.

Tüm paranı tek bir bahise yatırmak tam bir **akılsızlık**.

His foolishness caused problems for the whole team.

Onun **akılsızlığı** bütün takıma sorun çıkardı.

Please stop this foolishness and be serious.

Lütfen bu **akılsızlık**ı bırak ve ciddileş.

There's a fine line between bravery and foolishness, and he crossed it.

Cesaret ile **akılsızlık** arasında ince bir çizgi vardır ve o bunu aştı.

Youth is no excuse for that kind of foolishness — he should have known better.

Gençlik bu tür **akılsızlık** için bir bahane değildir — daha iyi bilmeliydi.

Looking back, I can see the sheer foolishness of quitting my job without a backup plan.

Geriye dönüp bakınca, yedek plan olmadan işimi bırakmam tam bir **akılsızlık**tı.