“flirted” in Turkish
Definition
Birine romantik veya eğlenceli bir şekilde ilgi göstermek için yapılan hareket veya sözler; genellikle ciddi olmayan, eğlencesine yapılan yakınlaşma. Bazen de bir fikirle ilgilenmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi ve gayriresmî ortamlarda kullanılır, çoğunlukla ciddi olmayan niyetle. 'Flirted with' yapısında biriyle yakınlaşma kastedilir.
Examples
She flirted with her new coworker at the party.
Partide yeni iş arkadaşıyla **flört etti**.
Tom flirted with Anna at the café yesterday.
Tom dün kafede Anna ile **flört etti**.
They flirted all evening at the wedding.
Düğün boyunca bütün akşam **flört ettiler**.
I think she just flirted with me—did you see that smile?
Sanırım az önce benimle **flört etti**—o gülümsemeyi gördün mü?
He flirted with the idea of quitting his job but decided to stay.
İşi bırakma fikriyle **oynadı** ama kalmaya karar verdi.
We all saw how you flirted with him at lunch—you were so obvious!
Hepimiz öğle yemeğinde onunla nasıl **flört ettiğini** gördük—çok belli ettin!