flaming” in Turkish

alevlikıpkırmızı (renk için)lanet (argo, vurgu)

Definition

Alevler içinde olan ya da çok parlak ve canlı olan şeyler için kullanılır. Ayrıca, özellikle sinir ya da vurgulama amacıyla argo olarak da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Kelime gerçek alev durumuyla ('flaming torch') veya yoğun renklerle kullanılır ('flaming red hair'). İngiliz argosunda kızgınlık belirtmek için de geçebilir. İnternet kültüründe hakaret içerikli mesajlar anlamındadır.

Examples

The flaming torch lit up the dark cave.

**Alevli** meşale karanlık mağarayı aydınlattı.

She has beautiful flaming red hair.

Onun güzel **kıpkırmızı** saçları var.

That flaming computer crashed again!

Şu **lanet** bilgisayar yine bozuldu!

The sky was a flaming orange as the sun set behind the mountains.

Güneş dağların arkasında batarken gökyüzü **alevli** turuncuydu.

I've been trying to fix this flaming printer for an hour and it still won't cooperate.

Bu **lanet** yazıcıyı bir saattir tamir etmeye çalışıyorum, hâlâ çalışmıyor.

The stunt performer jumped through flaming hoops on a motorcycle.

Dublör motosikletle **alevli** halkalardan atladı.