flake” in Turkish

parçapul (kar/boya)güvenilmez kimse (argo)

Definition

Daha büyük bir şeyden kopan küçük ve ince parça (örneğin kar tanesi veya boya pulu) demektir. Argo olarak, sık sık sözünden dönen, güvenilmez kişilere de denir.

Usage Notes (Turkish)

'kar tanesi', 'mısır gevreği' gibi birleşiklerde sık kullanılır. 'flake' argo olarak biri için söylendiğinde (sözünü tutmayan) hafif eleştiri içerir. Fiil olarak da 'parça parça dökülmek' şeklinde geçer.

Examples

A flake of paint fell from the wall.

Duvardan bir **parça** boya düştü.

The pastry is so good—it's full of buttery flakes.

Bu hamur işi harika—içinde bol bol tereyağlı **parça** var.

Sorry, I'm being such a flake for canceling again.

Üzgünüm, yine iptal ederek tam bir **güvenilmez kimse** oldum.

There was a snow flake on her hair.

Saçında bir kar **parçası** vardı.

He likes to eat corn flakes for breakfast.

Kahvaltıda mısır **gevreği** yemeyi sever.

Don't count on him; he's a bit of a flake.

Ona güvenme; biraz **güvenilmez kimse**dir.