firsthand” in Turkish

birinci eldendoğrudan

Definition

Bir bilgiyi ya da deneyimi doğrudan, başkasından duymadan kendin elde ettiğinde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'experience', 'account', 'information' gibi kelimelerle kullanılır. Zıt anlamı 'secondhand'dir. Kişisel katılımı vurgulamak için kullanılır.

Examples

She gave a firsthand account of the accident.

O, kazayla ilgili **birinci elden** bir anlatım yaptı.

You really have to see it firsthand to believe it.

Buna inanmak için gerçekten **birinci elden** görmelisin.

I learned about Japan firsthand when I traveled there.

Japonya hakkında oraya gidince **birinci elden** bilgi edindim.

He has firsthand experience with computers.

O'nun bilgisayarlarla ilgili **birinci elden** deneyimi var.

That story sounds incredible—did you witness it firsthand?

Bu hikaye inanılmaz geliyor—sen bunu **birinci elden** gördün mü?

Reporters want firsthand information from people at the scene.

Muhabirler, olay yerindeki kişilerden **birinci elden** bilgi istiyor.