felon” in Turkish

suçlu (ağır suçtan hüküm giymiş)

Definition

Ağır bir suçtan suçlu bulunmuş kişi. ABD’de, bu tür suçlar hafif suçlardan daha ağırdır.

Usage Notes (Turkish)

Hukuki bir terimdir, özellikle ABD’de kullanılır. 'Convicted felon' suç kaydı nedeniyle bazı haklardan (oy kullanma, silah taşıma, iş bulma) mahrum kalabilir. 'Felony' suçun kendisi, 'felon' ise kişidir.

Examples

A convicted felon cannot own a firearm in most US states.

ABD’deki çoğu eyalette, hüküm giymiş bir **suçlu** silah sahibi olamaz.

The police arrested the felon after a long investigation.

Polis uzun bir soruşturmanın ardından **suçlu**yu yakaladı.

Being a felon makes it hard to find employment.

**Suçlu** olmak iş bulmayı zorlaştırır.

He's a former felon who turned his life around and now mentors at-risk youth.

O, eskiden bir **suçlu**ydu ancak hayatını değiştirdi ve şimdi risk altındaki gençlere yol gösteriyor.

In some states, felons can have their voting rights restored after serving their sentence.

Bazı eyaletlerde, **suçluların** cezalarını çektikten sonra oy hakkı geri verilebilir.

The background check revealed that the applicant was a felon.

Geçmiş kontrolleri, başvuranın bir **suçlu** olduğunu ortaya çıkardı.