“eyewitnesses” in Turkish
Definition
Bir olayı, özellikle bir suç veya kazayı, kendi gözleriyle gören ve anlatabilen kişilerdir.
Usage Notes (Turkish)
Hukuk, polis ve haber bağlamlarında kullanılır. 'eyewitness testimony' ifadesi tanığın mahkemede anlattıkları için kullanılır. Sadece olayı kendisi görenler için geçerlidir.
Examples
The judge listened to the eyewitnesses in court.
Yargıç mahkemede **görgü tanıklarını** dinledi.
Several eyewitnesses described the suspect running away quickly.
Birkaç **görgü tanığı**, şüphelinin hızla kaçtığını anlattı.
Without eyewitnesses, it's much harder to solve a crime.
**Görgü tanıkları** olmadan bir suçu çözmek çok daha zordur.
The police talked to several eyewitnesses who saw the accident.
Polis kazayı gören birkaç **görgü tanığı**yla konuştu.
There were no eyewitnesses to the robbery.
Soygunun hiçbir **görgü tanığı** yoktu.
The news interviewed two eyewitnesses after the explosion.
Haberler patlamadan sonra iki **görgü tanığı**yla röportaj yaptı.