“estates” in Turkish
Definition
Bir kişinin ya da ailenin sahip olduğu büyük arsa, evler ve çiftliklerdir; ayrıca birinin ölümü sonrası geride bıraktığı para, arsa ve tüm malları anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki, gayrimenkul ve miras konularında sıkça geçer. 'Housing estate' dediğimizde site ya da toplu konut kastedilir.
Examples
Large country estates often have gardens and lakes.
Büyük kır **mülklerinde** genellikle bahçeler ve göller bulunur.
He inherited several estates from his grandfather.
Dedesi'nden birkaç **mülk** miras aldı.
There are many new housing estates in this area.
Bu bölgede birçok yeni konut **sitesi** bulunmaktadır.
Some of the old estates have been turned into luxury hotels.
Bazı eski **mülkler** lüks otellere dönüştürüldü.
Many wealthy families keep their estates in the countryside for privacy.
Birçok zengin aile, mahremiyet için **mülklerini** kırsalda tutar.
After his father died, the lawyer divided the estates among the children.
Babası öldükten sonra avukat, **mirasları** çocuklar arasında paylaştırdı.