equal” in Turkish

eşit

Definition

İki veya daha fazla şey eşitse, miktarları, boyutları, değeri veya önemi aynıdır. İnsanların aynı hak veya fırsatlara sahip olması durumunda da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'be equal to', 'equal rights', 'equal pay' gibi kalıplarla sıkça kullanılır. Günlük konuşmada 'aynı' daha doğalken, miktar, değer veya adalet gibi konularda ve resmi dilde 'eşit' tercih edilir. Fiil olarak 'eşit olmak' veya 'denk gelmek' anlamında da kullanılır.

Examples

Two plus two equals four.

İki artı iki **eşittir** dört.

The two boxes are equal in size.

İki kutu boyut olarak **eşit**.

Everyone should have equal rights.

Herkesin **eşit** haklara sahip olması gerekir.

I do equal work, so I expect equal pay.

Ben **eşit** iş yapıyorum, bu yüzden eşit maaş bekliyorum.

No one on this team is above anyone else—we're all equal here.

Bu takımda kimse diğerlerinden üstün değil—hepimiz burada **eşitiz**.

Her latest album doesn't quite equal her first one, but it's still good.

Onun son albümü ilkine tam olarak **eşit** değil ama yine de güzel.