“entrusted” in Turkish
Definition
Birine önemli veya değerli bir şeyin sorumluluğu veya bakımı güvenilip teslim edilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, yasal veya iş ortamlarında kullanılır. 'Entrusted with' yapısı önemli bir görevin teslim edildiğini gösterir; yalnızca 'trusted' kullanımı bu sorumluluk anlamını taşımaz.
Examples
She was entrusted with the house keys.
Ev anahtarları ona **emanet edildi**.
He felt proud to be entrusted with this important task.
Bu önemli görev ona **emanet edildiği** için gurur duydu.
The documents were entrusted to a reliable courier.
Belgeler güvenilir bir kurye çalışanına **emanet edildi**.
I've been entrusted with organizing the big event next month.
Gelecek ayki büyük etkinliği organize etme görevi bana **emanet edildi**.
The company entrusted sensitive information to only a few top employees.
Şirket hassas bilgileri yalnızca birkaç üst düzey çalışanına **emanet etti**.
As parents, they entrusted their son to his teacher during the trip.
Ebeveyn olarak, seyahat sırasında oğullarını öğretmenine **emanet ettiler**.