“enforce” in Turkish
Definition
Bir kuralın, yasanın veya anlaşmanın herkes tarafından uygulanmasını sağlamak için harekete geçmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yasa, kural veya politika ile kullanılır ('enforce the law'), yetki ve bazen zor kullanmayı ima eder. 'Reinforce' (güçlendirmek) ile karıştırmayın. Resmi ve hukuki ortamlarda sık geçer.
Examples
It's tough to enforce discipline with so many children around.
Bu kadar çok çocuk varken disiplini **uygulamak** zordur.
The police enforce the traffic laws.
Polis trafik yasalarını **uyguluyor**.
It's important to enforce safety rules at work.
İş yerinde güvenlik kurallarını **uygulamak** önemlidir.
They need someone to enforce the new rules.
Yeni kuralları **uygulayacak** birine ihtiyaçları var.
If you don't enforce the curfew, students will ignore it.
Eğer sokağa çıkma yasağını **uygulamazsan**, öğrenciler onu dikkate almaz.
The new manager is strict and loves to enforce company policies.
Yeni müdür çok disiplinli ve şirket politikalarını **uygulamayı** seviyor.