enemy” in Turkish

düşman

Definition

Size karşı olan ve zarar vermek isteyen kişi, grup veya ülke anlamına gelir. Ayrıca zararlı olan veya sorun yaratan şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Opponent' kelimesine göre daha güçlü bir düşmanlık ifade eder. 'Birini düşman yapmak', 'kamu düşmanı', ve 'uykunun düşmanı stres' gibi deyimlerde sık kullanılır.

Examples

The two countries were enemies for many years.

İki ülke uzun yıllar boyunca **düşmandı**.

He does not want to be my enemy.

O, benim **düşmanım** olmak istemiyor.

Too much sugar is an enemy of good health.

Çok fazla şeker sağlığın **düşmanı**dır.

If you keep talking to people like that, you'll make an enemy sooner or later.

İnsanlarla böyle konuşmaya devam edersen er ya da geç bir **düşman** edinirsin.

In this job, time is your biggest enemy.

Bu işte zaman senin en büyük **düşmanın**.

We used to be close, but now it feels like we're enemies.

Eskiden yakındık ama şimdi **düşman** gibi hissediyoruz.