enduring” in Turkish

kalıcıuzun sürelidayanıklı

Definition

Uzun süre devam eden ya da zorluklara rağmen ayakta kalan şeyler için kullanılır. Genellikle kolayca kaybolmayan olumlulukları anlatır.

Usage Notes (Turkish)

'enduring legacy', 'enduring love' gibi kalıplarla sıkça kullanılır. Geçici veya kısa süreli durumlarda kullanılmaz.

Examples

She has an enduring passion for learning new things.

Yeni şeyler öğrenmeye karşı **kalıcı** bir tutkusu var.

That movie left an enduring impression on me.

O film bende **kalıcı** bir izlenim bıraktı.

Their enduring friendship survived many challenges.

Onların **kalıcı** dostluğu birçok zorluğun üstesinden geldi.

He received enduring support from his parents.

Ebeveynlerinden **kalıcı** destek aldı.

The statue is an enduring symbol of peace.

Heykel, barışın **kalıcı** sembolüdür.

The team's enduring spirit inspired everyone during hard times.

Takımın **kalıcı** ruhu zor zamanlarda herkese ilham verdi.