“emerald” in Turkish
Definition
Değerli bir yeşil taş; beril mineralinin bir türüdür. Parlak, canlı yeşil rengi tanımlamak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Zümrüt' hem taş hem de renk olarak kullanılır ('zümrüt yeşili'). 'Zümrüt Ada' ifadesi, İrlanda'nın lakabıdır.
Examples
She wore a stunning emerald ring on her finger.
Parmağında göz alıcı bir **zümrüt** yüzük vardı.
Ireland is often called the Emerald Isle.
İrlanda sıklıkla **Zümrüt** Ada olarak anılır.
The lake had a beautiful emerald colour.
Gölün rengi muhteşem bir **zümrüt** gibiydi.
The rolling hills were a vivid emerald green after weeks of spring rain.
Birkaç haftalık bahar yağmurlarından sonra tepeler canlı **zümrüt** yeşiline bürünmüştü.
Colombian emeralds are considered among the finest in the world due to their exceptional colour.
Kolombiya **zümrütleri**, olağanüstü renkleri nedeniyle dünyanın en iyileri arasında kabul edilir.
Her eyes were the most striking shade of emerald I'd ever seen — impossible to forget.
Gözleri gördüğüm en etkileyici **zümrüt** tonundaydı — unutmak imkânsız.