“embedded” in Turkish
Definition
Bir şeyin başka bir şeyin içine sabit ve derin bir şekilde yerleştirilmiş olması; genellikle bir bütünün parçası olarak kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Teknikte ('embedded system'—gömülü sistem), gazetecilikte ('embedded reporter'—birlikte hareket eden muhabir) ve gündelik konuşmalarda hem somut hem soyut yerleşme için kullanılabilir.
Examples
The seeds were embedded in the soil.
Tohumlar toprağa **gömülüydü**.
There is an embedded chip in the card.
Kartta **gömülü** bir çip var.
The nails were embedded in the wood.
Çiviler tahtaya **gömülüydü**.
His childhood memories are deeply embedded in his mind.
Çocukluk anıları zihnine derinlemesine **yerleşmiş** durumda.
This video is embedded in the webpage for easy access.
Bu video, kolay erişim için web sayfasına **gömülü**.
The journalist was embedded with the military unit during the mission.
Gazeteci görev sırasında askeri birliğe **gömülü**ydü.