embarrassment” in Turkish

mahcubiyetutanç

Definition

Kişinin sosyal bir durumda kendini rahatsız, utanmış ya da mahcubiyet içinde hissetmesidir; aynı zamanda bu hisse sebep olan durum için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya nötr ortamlarda kullanılır. Sık kullanılan deyimler: 'cause embarrassment', 'die of embarrassment', 'hide one's embarrassment'. Sıfat olan 'embarrassing' ile karıştırmayın, duygu ya da sebep için isim olarak kullanılır.

Examples

He felt deep embarrassment after making a mistake in class.

Sınıfta hata yaptıktan sonra derin bir **mahcubiyet** hissetti.

Her face turned red from embarrassment.

Yüzü **mahcubiyetten** kızardı.

The joke caused some embarrassment among the guests.

Şaka, misafirler arasında biraz **mahcubiyet**e yol açtı.

You could see his embarrassment when everyone started laughing.

Herkes gülmeye başlayınca onun **mahcubiyeti** belli oluyordu.

She tried to hide her embarrassment with a nervous laugh.

O, gergin bir gülümsemeyle **mahcubiyetini** saklamaya çalıştı.

Missing the bus was a small embarrassment compared to what happened later.

Otobüsü kaçırmak, sonradan olanlarla kıyaslandığında küçük bir **mahcubiyetti**.