earning” in Turkish

kazanma

Definition

Çalışma veya çabanın karşılığında para almak ya da hak edilen bir şeyi elde etmek.

Usage Notes (Turkish)

'Earning' genellikle gelir veya hak edilmiş bir şeyi elde etmek anlamında kullanılır. 'earning potential', 'earning a living' gibi kalıplarda sıkça geçer.

Examples

She is earning a good salary at her new job.

Yeni işinde iyi bir maaş **kazanıyor**.

He is earning respect from his colleagues.

O, meslektaşlarından **saygı kazanıyor**.

Earning a degree takes years of hard work.

Bir derece **kazanmak** yıllarca sıkı çalışma gerektirir.

He's been earning a living as a freelance photographer for over a decade.

On yılı aşkın süredir serbest fotoğrafçı olarak **geçimini sağlıyor**.

The company's earning potential doubled after they expanded overseas.

Yurtdışına açıldıktan sonra şirketin **kazanma potansiyeli** ikiye katlandı.

She's slowly earning back the trust she lost after that mistake.

O, o hatadan sonra kaybettiği güveni yavaş yavaş **geri kazanıyor**.