“ducking” in Turkish
Definition
Bir çarpışmadan veya görülmekten kaçınmak için başını ya da bedenini hızla eğmek; bazen bir sorumluluktan veya sorudan kaçınmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiziksel bir hareketi ifade eder ('masanın altına eğilmek' gibi), ancak bazen soyut olarak da kullanılır ('ducking the question' gibi). 'Ördek' (hayvan) ile karıştırmayın.
Examples
He is ducking under the branch.
O, dalın altından **eğilerek** geçiyor.
She kept ducking when the ball came near.
Top yaklaştıkça sürekli **eğiliyordu**.
He was ducking to avoid the flying insects.
Uçan böceklerden kaçmak için **eğiliyordu**.
I'm always ducking my boss's questions at meetings.
Toplantılarda patronumun sorularını hep **kaçıyorum**.
People were ducking for cover as the storm hit.
Fırtına çıktığında insanlar korumaya **eğildiler**.
He keeps ducking responsibility for his mistakes.
Hatalarının sorumluluğundan sürekli **kaçıyor**.