“doomed” in Turkish
Definition
Birinin, bir planın ya da bir durumun kaçınılmaz olarak başarısızlığa, yıkıma veya kötü bir sonuca mahkum olması.
Usage Notes (Turkish)
‘doomed mission’, ‘doomed relationship’ gibi kalıplar hâlinde, umudun tamamen bittiği, başarısızlığın kesin olduğu durumlar için kullanılır. ‘We’re doomed’ bazen abartı veya şaka olarak da söylenir.
Examples
The old bridge was doomed after the storm.
Fırtınadan sonra eski köprü **mahkumdu**.
Without water, the plants are doomed.
Su olmadan bitkiler **mahkumdur**.
Everyone knew the plan was doomed.
Herkes planın **başarısızlığa mahkum** olduğunu biliyordu.
If we forget the tickets again, we’re doomed.
Biletleri yine unutursak, **yandık**.
From the start, their marriage felt doomed.
En başından beri evlilikleri **mahkum gibi** hissettirdi.
That meeting was doomed the moment he walked in late.
O geç girer girmez o toplantı **mahkumdu**.