dodger” in Turkish

kaçakçı (görevden/sorumluluktan kaçan)kaytaran

Definition

Üzerine düşen işi ya da zorunlu görevleri yapmaktan kaçan kişi. Bazen kurallardan ustaca kaçanları da tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan bir kullanım, bazen şakayla kimi zaman eleştirel olur. 'tax dodger', 'draft dodger' gibi kalıplarda sık kullanılır.

Examples

Nobody likes a dodger in the group project.

Grup projesinde kimse bir **kaytaran** sevmez.

Don’t be a dodger—help us clean up after the party.

**Kaytaran** olma—partiden sonra temizlikte bize yardım et.

She’s a bit of a dodger when it comes to boring tasks.

Can sıkıcı işler konusunda biraz **kaytaran** biridir.

Everyone joked that he was the office dodger—always avoiding extra work.

Herkes onun ofisin **kaytaranı** olduğunu şaka yollu söylerdi—daima fazladan işten kaçardı.

He is known as a tax dodger.

O, vergi **kaçakçı** olarak bilinir.

The draft dodger fled the country.

Askerlik **kaçakçı** ülkeyi terk etti.