“dodge” in Turkish
Definition
Bir şeyi vurulmaktan hızlıca kurtulmak veya bir soruyu, sorumluluğu, problemi doğrudan cevaplamadan kaçmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ani ve hızlı hareketlerle bir şeyden kaçmak için kullanılır; sorumluluktan veya sorudan kaçmak için de tercih edilir. 'Dodge' daha çok ustalık veya kasıtlı kaçışı ima eder.
Examples
He dodged the ball and laughed.
O, topu **sıyırdı** ve güldü.
She dodged my question.
O, sorumu **kaçtı**.
We had to dodge cars while crossing the street.
Caddeden geçerken arabaları **sıyırmak** zorunda kaldık.
Stop trying to dodge the issue and give me a straight answer.
Konuyu **kaçmayı** bırak ve bana doğrudan cevap ver.
He always finds a way to dodge responsibility when things go wrong.
Bir şeyler ters gidince, sorumluluktan **kaçmanın** bir yolunu bulur.
I had to dodge three sales calls before lunch.
Öğle yemeğinden önce üç satış çağrısından **sıyırmak** zorunda kaldım.