“distinguished” in Turkish
Definition
Başarıları veya toplumsal konumu nedeniyle saygı duyulan ve öne çıkan kişi ya da şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok 'seçkin profesör', 'seçkin bir kariyer' gibi saygılı ve resmi ortamlarda kullanılır. 'Distinctive' ile karıştırmayın.
Examples
He had a long and distinguished career in law.
Onun hukukta uzun ve **seçkin** bir kariyeri vardı.
She is a distinguished scientist with many awards.
O, birçok ödüle sahip **seçkin** bir bilim insanıdır.
The hotel has a distinguished old style.
Otelin **seçkin** eski bir tarzı var.
Even in a simple black suit, she looked incredibly distinguished.
Basit bir siyah takım elbise ile bile, inanılmaz derecede **seçkin** görünüyordu.
The speaker was older, soft-spoken, and somehow deeply distinguished.
Konuşmacı yaşça büyüktü, sakin konuşuyordu ve oldukça **seçkin** biriydi.
She comes from a distinguished family, but she's very down-to-earth.
O, **seçkin** bir aileden geliyor ama çok mütevazı.