disoriented” in Turkish

yönünü kaybetmişkafası karışmış

Definition

Kişinin nerede olduğunu veya çevresinde ne olduğunu anlamakta zorlandığı, kafası karışık ve yönünü kaybetmiş hissettiği durum. Genellikle fiziksel ya da zihinsel karmaşa anlarında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tıbbi, seyahat veya stresli durumlarda kullanılır. 'Hissetmek', 'olmak', 'görünmek' gibi fiillerle birlikte geçer; gayriresmi veya argo değildir. Hem fiziksel yön kaybı hem de zihinsel karmaşa için uygundur.

Examples

People often become disoriented after surgery.

İnsanlar ameliyattan sonra genellikle **yönünü kaybetmiş** olur.

I felt disoriented after waking up in a new place.

Yeni bir yerde uyandıktan sonra kendimi tamamen **yönümü kaybetmiş** hissettim.

The lost child looked disoriented in the crowd.

Kaybolan çocuk kalabalıkta oldukça **kafası karışmış** görünüyordu.

She looked completely disoriented after coming out of the dark tunnel.

Karanlık tünelden çıktıktan sonra tamamen **yönünü kaybetmiş** görünüyordu.

After spinning around so much, I was totally disoriented and couldn't walk straight.

O kadar çok döndükten sonra tamamen **yönümü kaybetmiş** ve düzgün yürüyemez olmuştum.

He gets disoriented if he doesn't have his GPS when driving in a new city.

Yeni bir şehirde araba kullanırken GPS'si olmazsa **yönünü kaybediyor**.