“disarm” in Turkish
Definition
Birinden veya bir gruptan silahlarını almak. Ayrıca, dostça davranarak birini sakinleştirmek ya da öfkesini azaltmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda (silah almak) hem de mecaz anlamda (birini sakinleştirmek) kullanılır. 'Disarm with kindness' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The police tried to disarm the criminal.
Polis suçluyu **silahsızlandırmaya** çalıştı.
Soldiers were told to disarm after the peace agreement.
Barış anlaşmasından sonra askerlere **silahsızlanmaları** söylendi.
Her gentle manner can disarm angry people.
Onun nazik tavrı öfkeli insanları **yatıştırabilir**.
He managed to disarm the situation with a joke.
Bir şakayla ortamı **yatıştırmayı** başardı.
Sometimes just listening can disarm someone's anger.
Bazen sadece dinlemek bile birinin öfkesini **yatıştırabilir**.
It took hours to disarm all the explosives in the building.
Binadaki tüm patlayıcıları **etkisiz hale getirmek** saatler sürdü.