direct” in Turkish

doğrudanaçık sözlü (kişi/cevap)yönlendirmekyönetmek

Definition

Arada başka bir adım olmadan doğrudan olan şeyleri veya açık, net bir şekilde konuşanları tanımlar. Fiil olarak yönlendirmek ya da yönetmek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'doğrudan uçuş', 'doğrudan temas', 'doğrudan cevap' gibi kalıplarda sıkça kullanılır. Kişilik için 'açık sözlü' genellikle olumlu veya nötr, bazen biraz kaba algılanabilir. Fiil olarak 'trafiği yönlendirmek', 'film yönetmek', 'birine yol göstermek' gibi kullanılır.

Examples

We took a direct bus to the airport.

Havalimanına **doğrudan** otobüsle gittik.

Please direct your questions to the teacher.

Lütfen sorularınızı öğretmene **yönlendirin**.

She gave me a direct answer.

Bana **açık sözlü** bir cevap verdi.

Is there a direct train, or do we need to change lines?

**Doğrudan** tren var mı, yoksa aktarma mı yapmamız gerekiyor?

He’s very direct, so don’t expect him to soften the message.

O çok **açık sözlü**dür, bu yüzden mesajını yumuşak bekleme.

She wants to direct her first short film next year.

O, gelecek yıl ilk kısa filmini **yönetmek** istiyor.