“delusional” in Turkish
Definition
Kişinin, gerçek olmadığı hâlde bazı şeylere inanmaya devam etmesi durumudur. En açık kanıtlara rağmen kişinin inançları ya da düşünceleri gerçeklikten kopuktur.
Usage Notes (Turkish)
Psikolojik veya gayriresmî konuşmalarda, bazen hakaret ya da abartı olarak kullanılır. 'delusional belief', 'delusional thinking' gibi ifadelerle sıkça geçer. Sadece umutlu olmak değil, gerçeklerden kopuk bir durumu gösterir.
Examples
He is delusional if he thinks he can fly.
Kendi uçabileceğini düşünüyorsa, o kişi kesinlikle **sanrısal**.
He gave a delusional explanation for his mistakes.
Hataları için **sanrısal** bir açıklama sundu.
She calls me delusional, but I just like to dream big.
Bana **sanrısal** diyor ama ben sadece büyük hayaller kurmayı seviyorum.
Honestly, his ideas about starting a business with no money sound pretty delusional.
Açıkçası, parasız bir iş kurma fikri oldukça **sanrısal** geliyor.
Some patients become delusional after a long illness.
Bazı hastalar uzun hastalıklardan sonra **sanrısal** hale gelirler.
You’re being totally delusional if you think they’ll hire you with no experience.
Hiç deneyimin olmadan seni işe alacaklarını düşünüyorsan, tamamen **sanrısal**sın.