“deb” in Turkish
Definition
‘Deb’, zengin ya da geleneksel aileden gelip, özel bir etkinlikle topluma tanıtılan genç kadına verilen isimdir; 'debutante'in kısaltmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Kültüre özgü, günlük konuşmada neredeyse duyulmaz; çoğunlukla seçkin aileler, geleneksel etkinlikler veya 'deb ball' gibi bağlamlarda geçer. 'debut' ile karıştırmayın.
Examples
She joked that she'd make a terrible deb because she hates formal events.
Resmî etkinliklerden nefret ettiği için berbat bir **deb** olacağını şaka yaptı.
She was a deb at the city ball last year.
O, geçen yıl şehir balosunda **deb** idi.
Her grandmother was once a deb in London.
Onun büyükannesi bir zamanlar Londra’da **deb**’miş.
People still talk about the local deb ball.
Halk hâlâ yerel **deb** balosunu konuşuyor.
I only learned what a deb was after watching that period drama.
O dönem dizisini izledikten sonra **deb**’in ne olduğunu öğrendim.
The article made the whole deb scene sound very old-fashioned.
Makale, tüm **deb** ortamını çok demode göstermiş.