“cursed” in Turkish
Definition
Bir şeye veya birine lanet edilmiş, kötü şans veya zarar getirdiğine inanılır. Günlük konuşmada çok sinir bozucu veya şanssız bir şeyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hikaye, fantezi ve korku türlerinde geçer: 'lanetli yüzük', 'lanetli ev'. Günlük konuşmada 'bu lanetli şey' gibi ifadelerle çok sinir bozucu olduğu vurgulanır. 'Curse' fiiliyle karıştırıp küfür anlamında kullanmayın.
Examples
The old tree was said to be cursed.
Eski ağacın **lanetli** olduğu söylenirdi.
He thinks this house is cursed.
Bu evin **lanetli** olduğunu düşünüyor.
We found a cursed gold coin in the story.
Hikayede **lanetli** bir altın para bulduk.
My phone is cursed—it dies every time I need it most.
Telefonum **lanetli**—en çok ihtiyaç duyduğum anda kapanıyor.
I swear this printer is cursed.
Yemin ederim, bu yazıcı **lanetli**.
Ever since he bought that watch, he's had cursed luck.
O saati aldığından beri **lanetli** bir şansa sahip.