cubicle” in Turkish

bölmeli ofiskabin (soyunma, duş vb.)

Definition

Açık ofiste genellikle alçak bölmelerle ayrılmış küçük çalışma alanı. Ayrıca, halka açık yerlerde soyunma veya duş kabini olarak da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

'Cubicle farm' ifadesi, iç içe geçmiş çok sayıda bölmeli ofisi ifade eder ve genellikle monoton ofis ortamını anlatır. İngiliz İngilizcesinde 'cubicle' tuvalet ya da soyunma odası kabini için de kullanılır.

Examples

After ten years in a cubicle, he quit to start his own business and never looked back.

On yıl **bölmeli ofiste** çalıştıktan sonra işinden ayrılıp kendi işini kurdu ve hiç pişman olmadı.

The whole floor is just a cubicle farm — no natural light, no privacy, just beige walls everywhere.

Tüm kat sadece bir **bölmeli ofis tarlası** — ne gün ışığı var, ne gizlilik, sadece bej duvarlar her yerde.

Someone was having a very loud phone conversation in the cubicle next to mine, and I couldn't concentrate at all.

Yanımdaki **bölmede** biri çok yüksek sesle telefonda konuşuyordu ve hiç odaklanamadım.

She decorated her cubicle with photos of her family.

Ailesinin fotoğraflarıyla **bölmeli ofisini** süsledi.

The office has rows of grey cubicles.

Ofiste gri **bölmeler** sıralanmış durumda.

I changed into my swimsuit in the cubicle by the pool.

Havuzun yanındaki **soyunma kabini**nde mayomu giydim.